Kalıcı makyaj nedir

Kalıcı makyaj veya daha doğru ismiyle mikro-pigment uygulaması mikro, steril ve tek kullanımlık bir iğne ile doğal ve mineral renklerin deri yüzeyinin hemen altına aşılanması işlemidir. Bu alerjik olmayan renkler özellikle yüz ve vücut kullanımı için tasarlanmış olup, katkı ve koku maddesi içermez. Kalıcı makyajın dövme ile karıştırılmaması gerekir ama aynı şekilde uzun yıllar ciltte kalarak doğal görünümünü korur.

Daha çok kozmetik-dövme sayılabilecek bu iÅŸlem sayesinde kaÅŸ, göz çizgisi veya dudaklarda doÄŸal cilt renginizle uyumlu etkiler yaratılabileceÄŸi gibi bazı ufak kusurlar kapatılabilir veya ÅŸekil bozuklukları giderilebilir. Böylece daha düzgün, bakımlı ve genç bir görünüm kazanmak iÅŸten bile deÄŸildir! Bu uygulamayı mankenler, aktörler, aktrisler ve gösteri iÅŸinde çalışan bir çok ünlü görünümlerini belirginleÅŸtirmek için kullanmıştır. Elde edilen estetik deÄŸerin dışında; bu yöntemle stres, zaman ve para anlamında kazanılanlar göz önüne alındığında, bu yönteme neden “geleceÄŸin makyajı” adının verildiÄŸi oldukça açık!

Kalıcı makyaj kimlere tavsiye edilir

Kalıcı makyaj parlak ve yüzeysel görünen normal makyaja oranla daha doğal görünür. Bunun yanı sıra makyajı tazeleme, yenileme, ekleme gibi dertler ortadan kalktığı gibi zaman ve para tasarrufu da sağlar. Bu nedenle hemen herkese uygun olmasına rağmen, özellikle bu yöntemi kullanması tavsiye edilenler aşağıda liste halinde verilmiştir:
amanı kısıtlı, çalışan kadınlar
Seyrek, çok açık renk ya da yarım kaşları olan kadınlar
Hassas gözleri olan kadınlar
Seyrek kirpikleri olan kadınlar
Lens kullanan kadınlar
Göz bozukluğu olan kadınlar
Kozmetik ürünlerine alerjisi olan kadınlar
Artrit hastalığı veya titreyen elleri olan kadınlar
Genellikle stresli veya ağır işleri olan kadınlar
Atletler, sporcular
Profesyonel hayatta sürekli iyi görünmek zorunda olanlar
Hastalık, kemo-terapi gibi tedavilerden sorunları olan kadınlar
Yüzlerinde bulunan asimetrik hatlardan kurtulmak isteyenler
Dağılmayan makyajın avantajını kullanmak isteyen kadınlar.

Kalıcı makyaj güvenli midir

Gereken özen gösterilir ve temizliğe önem verilirse güvenlidir. Kullanılan pigmentlerin (renklerin) tümü doğaldır. Kullanılan malzemenin tek kullanımlık steril malzemeler olması gerekir. Böylece ortamdan herhangi bir hastalığın bulaşma riski sıfırlanır. Kalıcı makyaj yaptırmadan önce, cilt renginin alt tonlarındaki farklılıkları ortaya çıkaracak olan bir test uygulanabilir. Bu test sayesinde kişinin alerjik olup olmadığı da anlaşılarak herhangi bir alerjik reaksiyon riski elimine edilir. Her seansta tek kullanımlık cerrah eldivenleri kullanılmalıdır. Uygulama öncesi tüm temizlik gerekleri yerine getirilmişse riskler hemen hemen sıfırlanmıştır. Dikkat edilmesi gerekenler ana başlıklar halinde şunlardır:
Tüm iğneler, her yeni müşteri için yeni ve steril olmalıdır.
Kullanılacak diğer aksam, ekipman ve malzemenin de steril olması ve hijyen kuralları içinde kullanılması şarttır.
Kullanılan cerrahi eldivenin her müşteri için yenilenmesi ve uygulama sırasında gerekli görüldüğü zamanlarda değiştirilmesi gerekir.
Teknisyenin temiz, düzenli ve çevre temizlik kural ve şartlarından haberdar olması lazımdır.
Her müşteriye yeni bir çarşaf veya örtü kullanılmalıdır.
Uygulama yapılan oda temiz ve steril olmalıdır.

Kalıcı makyaj nasıl yapılır

Çoğu kişi uygulama anını hafif bir batma hissi olarak tarif eder. Kişinin ağrı duyarlılığı ve uygulayıcının el hafifliğine göre farklılıklar gösterecek minimum bir rahatsızlık söz konusudur. Bölgede oluşabilecek rahatsızlıkları en aza indirmek ve bölgeyi uyuşturmak için yüzeysel anestezi ve yağlar kullanılabileceği gibi, bir doktor ya da dişçi gözetiminde lokal anestezi de yapılabilir. uzunluğu kişinin hassasiyetine, cilt nemine, yoğunluğuna, elastikiyetine ve cildin genel durumuna göre değişebilir. Ortalama süre 2-3 saat kadardır.

Bir set mikro steril iğne, kalıcı renk karışımına batırılarak kişinin istekleri doğrultusunda cilde uygulanır. Taze renk, iğneler vasıtasıyla cildin üst tabakasına zerk edilir. Dövme uygulamasının aksine, cilt hafifçe kaldırılarak renk uygulandığından, daha ağrısız gerçekleşir. Yine aynı nedenle ciltteki travma da çok daha çabuk iyileşir. Uygulama sonrasında çoğu kişi normal hayata derhal devam edebilir.

 

Uygulamanın tam anlamıyla kalıcı olması bazı şeylere dikkat edilmesini gerektirir. Güneşin UV ışınlarına fazla maruz kalmak ya da solaryum seansları, cildin fazla kuru olması, bazı uyuşturucular ve sigara kalıcılığı olumsuz yönde etkileyen faktörlerdir. Alfa- hidroksi, retin-a ve glikolik asit, kalıcı makyaj uygulanan bölgelerden uzak tutulması gereken maddelerdir. Aksi halde etki azalabileceğinden belli sürelerde ekstra bakım gerekebilir. Göz kapaklarına güneş korumalı krem kullanmak, eye-liner uygulanmış gözlerde güneş gözlüğü takmak, dudaklara koruyucu sürmek gibi bazı önlemler makyajın kalıcılığını artıracaktır.

Kalıcı makyajın etkileri (gözler - kaşlar - dudaklar)

Kaş şekillendirme uygulaması

Uzun bir suratı daha oval gösterebilir.
Yuvarlak bir suratı daha dar gösterebilir.
Bitişik gözleri daha ayrık gösterebilir.
Ayrık gözleri daha yakın gösterebilir.
Şekilli gözlere vurgu verebilir.

Kalıcı kaş uygulaması

Seyrelmiş kaşları gür gösterebilir. Bozuk kaş şekli kaş yayı vurgulanarak güzelleştirilebilir. Kaşların yoğunluğu artırılabilir, Tıbbi bir nedenle kaşı dökülenlere yeni kaş yapılabilir.

Eye-liner uygulaması

Fazla büyük gözleri normalleştirebilir.
Bitişik gözleri daha ayrık gösterebilir.
Küçük gözleri daha büyük gösterebilir.
İddiasız gözleri daha egzotik gösterebilir.

Dudak şekillendirme uygulaması

Dudakları daha iyi tanımlayabilir,
Düzensiz dudak çevresini düzeltebilir,
Ruj ve parlatıcının “akmasına” mani olabilir,
Dolgun dudaklar saÄŸlayabilir,
Yara izlerini gizleyebilir.

Dudaklara renk ve çevre çizgisi uygulaması

Dudak şeklini vurgulayabilir veya değiştirebilir. 

Siyah Giymenin 5 Kuralı

Rengarenk bir yazdan sonra siyahlarla karşılıyoruz kışı. Siz de siyah giymeyi benim kadar çok seviyor ve kendinize yakıştırıyorsanız bahsedeceÄŸim kurallara göz atın derim…
1- Siyah giysi alırken yünlü kumaşlar pamuklulara göre daha yerinde bir seçim olur, özellikle pantolonlar, ceket hatta kazaklar gibi yatırım gardırobunun parçası olan pahada daha ağır giysilerde. Neden derseniz, yün boyayı daha iyi tuttuğu için pamuklu gibi çabucak solmaz o yüzden.

2- Siyahları birbiriyle eşleştirirken dikkat! Hangi kumaş olursa olsun baştan aşağı siyah giyinirken üzerinizdekileri takım olarak almadıysanız ton farkını göz ardı etmemelisiniz. Siyah bir etekle siyah ince çorap ve siyah bir gömlek eşleştirdiğinizi düşünelim, etek kahveye gömlek mora çorap da griye çalmamalı, siyahın tonunu tutturmak zordur. Özellikle alışverişlerde buna dikkat edin, bu siyah ceket siyah eteğimle de pantolonumla da ne güzel olur deyip, aldanmayın. Eşleştireceğiniz parçayı mutlaka yanınıza alın.

3- Pamuklular daha çabuk solar, rengini kaybeder demiştik, bir de penyeler bluzlar söz konusu olunca sık yıkanma da işin içine giriyor nasıl dayansınlar… Aklınızda olsun içinde lycra ya da merserize karışım olan pamuklular hem daha dayanıklı olur, hem de siyah daha derin tonlarda güçlü bir siyah olur. Özellikle penyelerde bluzlarda kumaşın lycralı olmasına özen gösterin, siyahınızın ömrü uzun olsun.

4- Koyu renklerin bakımına özen gösterin. Bilirsiniz kullanılan deterjan, suyun sıcaklığı, ütü sıcaklığı rengin solmaması için önemli. Eskiden annelerimiz koyu renkli giysilerin ilk yıkama suyuna bir bardak sirke suyu eklermiş, renk atmasın diye. Gerçi artık üretim teknikleri çok gelişti, pek bu işlemlere gerek kalmıyor. Her ne kadar dayanıklı olması için gömleklere kuru temizleme uygulanmamalı desek de siyah gömlekler için bu kuralı esnetebiliriz. Bir de takımların altıyla üstünü mutlaka birlikte kuru temizlemeye göndermek önemli, benden hatırlatması.

5- Son kuralımız ne kadar sevsek de siyahlarımızla vedalaşma zamanı geldiğinde işi pek uzatmamak gerek. Solmuş siyahlar sizi de soldurmasın değil mi?

Aslında bir kural daha var, açık tenliler siyah giyerken rengi yüzüne fazla yakın kullanmamaya özen göstermeli, bu konuya renklerle ilgili yazılarda değinmiştim ama yine de hatırlatalım… Son bir hatırlatma daha, özellikle ince görünmek için siyah giyeriz ya, yüzdeki çizgiler oluşmaya başladıysa siyahı yine yüzden uzak tutmak lazım, çünkü siyah yüzdeki tüm çizgileri, yorgun gözleri daha belirgin hale getirir, unutmayın… Sahi siz hala siyah giymek kolaydır diyenlerden misiniz?

Giyim Hileleri

Giyim hilelerini kullanarak bedeninizdeki kusurları gizleyebilirsiniz!
Göğüs ve bacaklar için
Küçük göğüs için silikonlu sütyen kullanın. Eğer göğsünüz büyükse, toparlayıcı, kapları geniş ve bastırıp sıkıştıran sutyenler sizin için ideal.

Bacaklarınız kalınsa toparlayıcı çoraplar giyinin. Piyasada ince gösteren likralı çoraplar var. Hatta yaz için de, açık ayakkabıyla giyilebilecek, külot ve ayak kısmı olmayan ince çoraplar var.

Sırt dekolteniz için de sırtı açık sutyenler var. Boyundan baÄŸlanan sutyenler dekolte kıyafetler için…

Elbiseniz hem askısız hem dekolte ise ve göğüsleriniz ufaksa, elbise içine göğüs kapları diktirebilirsiniz.

Popoyu küçültün
Geniş, basenlililer için toplayıcı sıklaştırıcı likralı çoraplar var.

Dar basenliler için silikonlu korseler var. Kenarları takviyeli bu korseler, kalçayı geniş ve şekilli gösteriyor. Kalçanız forma giriyor.

Göbeğiniz ve karnınızın olması da sorun değil. Bele kadar yüksek çamaşır külotlar sert ve toplayıcı özelliğiyle fazlalıkları kapatıyor.

Bunlara dikkat!
Kilolular koyu pastel renk giymeli.

Kalın olan bölgelere koyu renkler gelmeli, zayıf bölgelere de açık renkler denk düşmeli.

Göğsünüz büyükse, bu bölgede göz alacak işlemeli, pırıltılı şeyler olmalı.

Kiloluysanız kıyafetin çizgileri boyuna olmalı. Boyunuz kısaysa yine dikey çizgili kıyafetleri tercih edin.

Boynunuz kısaysa boyundan bağlı kıyafetlerden uzak durun.

Büyük ve taraklı ayaklarınız varsa, ince bantlı ayakkabılar giymeyin. Önü sivri, kapalı zarif pabuçlar kullanın.

Kaynak: ekolay.net 

GOLD BAR ----- ----